"Rüzgarın kızı ile Yoganın derinliklerine ..."
0(212) 327 47 39
facebook
twitter
instagram
email

Yoga Hakkında

BÜTÜNSEL OLARAK YOGA NEDİR?

Yoga 5 bin yıllık bir Hint öğretisidir. Pek çok inanç sistemi içerisinde yer almıştır. Pek çok inancı da etkilemiştir. Yogaya bir bütün olarak bakıldığında fiziksel, zihinsel ve ruhsal aktiviteleri düzenlemede çok yardımcı olduğu söylenebilir.  Yoga fiziksel duruşlar, nefes teknikleri ve meditasyon içeren bir sitemdir. Bu sistemin tanımlanmasında, tanıtılmasında çok kullanılan bir ağaç metaforu vardır. Buna göre;

-Ağacın kökleri (Yamalar) kendimize hakim olma ile ilgili ilkelerdir.
Yama olarak özetlenen davranışlar ahimsa (zarar vermemek, şiddetsizlik), satya (dürüstlük), aseta (çalmamak), brahmacarya (çoğu yerde nefsin isteklerinden kendini koparma, seksten vazgeçme diye yorumlansa da, daha doğru tanımı, enerjiyi bin tane ilişkiyle dağıtmaktansa bir eşe vermek) ve aparighara (ihtiyaç kadar almak, açgözlü olmamak).

-Ağacın gövdesi (Niyamalar) Gözlemleme yapmamız için gerekli ilkelerdir.
Niyama olarak denilen prensipler hayata geçirilince olumsuz eğilimler giderilmekte, kötü alışkanlıklar yenilmekte, negatif enerji atılmakta ve insan kendinin evrenin tüm canlı varlıklarıyla bir aile olduğunun farkına varmaktadır.

Bu aşama da 10 prensibe dayanmaktadır:
1. Şauça - (Temizlik) Kirlilik kontrolü
2. Santoşa - (Yetinme) Açgözlülük kontrolü
3. Tapas - (Soyutlanma) Fazlalık kontrolü
4. Svadhyaya - (Eğitim) Cehalet kontrolü
5. İşvara Pranidhana - (Mutlak Varlığı Algılama) Algı kontrolü
6. Astikya - (Sadakat) Bağlılık kontrolü
7. Dana - (Hayırseverlik) Bencillik kontrolü
8. Hri - (Alçakgönüllülük) Gurur kontrolü
9. Mati - (Analiz) Düşünce kontrolü
10. Vrata - (Yemin) Değişkenlik kontrolü

-Ağacın Dalları (Asanalar) Fiziksel Duruşlardır.
Bilinmesi gerekir ki, Yoga asanaları ve uygulanış tarzı sportif hareketler değildir.
Her asana varlığımızda mevcut olan bir veya birkaç çakrayı ve nadilerimizi uyarır, besler, dengeler. Bu durum asananın sübtil plandaki değerlerinden biridir.

Fizik planda her bir asana kendi grubuna göre bedenimizi mükemmel şekilde dengeler, esnetir, açar, katı ve sert haldeki kas yapılarını gerektiği zaman sertleşecek şekilde uzun ve esnek hale getirir.

Yoga çalışmaları bir zayıflama yöntemi değildir ancak elbette ki vücudumuzun bu şekilde uyarılması onun gereksiz dokulardan kurtulmasını ve böylece mükemmel bir şekle girmesini temin eder.

Değişik uygulamalar ve varyasyonları ile pek çok asana bulunmaktadır. Bunlardan bazıları temel pozlardır. Her okul ve sistemi hatta aynı sistemin değişik hocaları tarafından uygulamanın değişik yorumlandığı görülür ancak temel duruş ve amaç asla değişmemektedir.

Asana'lara genellikle basit pozlardan başlanılarak geliştirilmeli, uygulama sırasında kişi ne kendisi ne de başkaları ile yarış içinde olmamalıdır. Asana sizin kişisel dostunuzdur, o başkalarına gösteriş yapmak için kullanacağınız bir araç değildir. Bu şekildeki uygulama Yoga’nın etiğine aykırıdır.

Asana'ların diğer biz özelliği ise varlıksal yapımızın her planını dengelemesidir, özellikle fizik ve zihin yapımız mükemmelce dengelenecektir.

Konsantrasyon kabiliyetimiz en iyi şekilde artacaktır.

-Ağacın yaprakları(Pranayama)  Hayat enerjisinin kontrol edilerek yönlendirilmesidir.
Pranayama kelimesinin harfiyen tercümesi “nefesi tutma”, veya solumaya “gem vurma” anlamını taşır. Ancak pranayama sadece nefes hareketlerinin basit bir idmanı değildir. Pranayama pratikleri vücudun iki önemli fonksiyonunu kontrol etme imkân verir:“Birisi fizyolojiye ait nefes alma;Öbürü de bilinci kontrol etme”dir.Herkes tarafından iyi bilinir ki, nefes almanın sıklaşması “taşikardi” meydana gelmesine yol açar. Bu da kalbin faaliyetlerinde olumsuz etki yaratır. Pranayama’nın amaçlarından biri, insanın tüm hayatı boyunca, her dakikada kendi nefes alma süreci üzerinde kontrol sağlamasını sağlamaktır. Böylece  doğru şekilde oksijenli solunuma, kalbin ve akciğerlerin istikrarlı ve ritmik çalışmasına ulaşılır.

-Ağacın kabuğu (Pratyahara) Dikkatin dış dünyadan iç dünyaya yöneltilmesidir.
Pratyahara olarak bilinen teknikler bilinçli gevşeme yeteneğinin gelişmesini sağlar. Bunlar, içe dönme, içsel arayış ve gelişim için olağanüstü tekniklerdir. Bilinçli gevşeme teknikleri, organizmayı sistematik olarak derin bir gevşeme durumuna getirmektedir. Beden gevşeyince zihin susmakta, sinirler boşalmakta ve kas gerginliği atılmaktadır. Beden derin gevşeme moduna geçince nefes alış veriş hızı azalmaktadır, akciğerler rahatlamakta ve solunum sistemi dinlenmektedir.
Pratyahara basamağı derin bir iç gevşeme ve tam bir odaklanma sağlayarak insanı Yoga sisteminin 6. Dharana (konsantrasyon) ve 7. Dhyana (meditasyon) basamaklarına hazırlamaktadır.


-Ağacın özsuyu (Dharana) Konsantrasyondur.
Dharana, ilk adımda dışsal bir noktada yüzeysel olarak dikkatin toplanması ve o noktada sabit olarak tutulması diye tarif edilebilir. Zihin bu çalışmalarda bir obje üzerinde zaafa uğramadan durabilmeyi öğrenmelidir. Aslında bu olay psişik varlığın bir nokta üzerinde sabit kalarak uzun süreli yoğunlaşmasıdır.

Konsantrasyon yeteneğinin kazanılabilmesi için zihnin bazı eşiklerden atlamalı, kendisine mani olan duyumları, duyguları ve düşünceleri, zihinsel faaliyetleri yok etmeli ya da en aza indirmelidir.

Dharana, Yoga' da bir eşik olarak kabul edilir. Kişinin kendisini analiz etmesi, Yoga yoluna devam edip etmeyeceğinin kararını Dharana çalışmalarına başlamadan önce vermiş olması istenilir. Bu analizde kişi daha evvel öğrendiklerini ve uyguladıklarını, Yama, Niyama, Asana, Pranayama, Pratyahara basamaklarında tek tek kontrol eder, aldığı yolu inceler ve eksikleri varsa bunları tamamlama çabaları içine girer. Eksiklerinin olmadığı kararına varırsa, bu seferde mantığı ile kendi üzerinde yapmış olduğu çalışmaların faydalarının farkına varmaya çalışır. Mantık ile Yoga' nın faydalarını onayladıktan sonra çalışmalara devam etmek konsantrasyonda daha hızlı olarak ilerlemeyi mümkün kılacaktır.

-Ağacın çiçeği (Dhyana) Konsantrasyon halinde, kişinin kendisni zorlamadan kalabilmesi durumudur.
Dhyana olarak adlandırılan meditasyon teknikleri yaşamın anlamını kavramak ve içsel bilgeliği geliştirmek iin etkili araçlardır. Bu teknikler sayesinde zihinsel gerginlik ve duygusal huzursuzluk ortadan kaldırılmakta, gerçek benlik algılanmakta ve içsel gerçeklikle bağ kurulmaktadır. Doğuştan gelen içsel anlayış ve farkındalık uyanmaktadır. Spiritüel varoluş biçimleri ortaya çıkmaktadır. Dhyana, zihinsel kontrolun ikinci aşamasıdır. Sanskritçe Dhyana kelimesi  Dhyai sözcüğünden türemiştir. Dhyai sözcüğü derin konsantrasyon veya meditasyon demektir.

Böylece Dhyana bilincin derin konsantrasyon aracılığıyle bir imgeye devamlı ve kseintisiz tutunma işlemidir. Meditasyon sırasında, vücudun bütün hücrelerinin içine işlemiş bilinç enerjisi bir noktada toplanmaktadır. Beden-bilinç sistemi birlşemekte ve insan birlik bilincini yaşamaktadır. Bütün canlılarla bir ve aynı olduğunun bilincine varmaktadır. Diğer varlıklarla ve gerçek içsel benlikle yabancılaşma sona ermektedir. Birey boşluk ve kaygı duygularıyla boğuşmaktan kurtulmaktadır. Maneviyat yeni bir anlam kazanmakta, birey içsel doyuma ulaşmakta ve içindeki boşluğu doldurmaktadır. Bir imgenin bilinçte yeterince uzun zaman, devamlı ve kesintisiz tutulma işlemi sayesinde konsantrasyon çok derin olduğunda Dhyana gerçekleşmektedir. Böylelikle devamlı ve kesintisiz derin konsantrasyonla meditasyon işlemi gerçekleştirilir. Yoga sistemine göre, konsantrasyon dikkati dağıtmadan 144 saniye sürerse,meditasyon gerçekleşmektedir. Dhyana, aralıksız ve kesintisiz derin konsantrasyon yani meditasyon halidir.

-Ağacın meyvesi (Samadhi) Yoga'nın nihai hedefi olan Evrensel Bilinç ile birleşmedir.
Meditasyonda son aşamada yapılan çalışma her ne ise bu çalışmadaki çabadan vazgeçildiği an düşünceler sıfırlanır. Çünkü Samadhi anında çaba tamamen çözülmüş durumdadır. Bu arada bir de çaba gösteren yani kişi de bu durumun içindedir.Sanmadhi de kişi de çözülür.Çaba göstermek ya da çaba gösteren artık tamamen ortadan kalkmıştır.Yani “BEN” yada “BENLİK” egosu da tamamen ortadan kalkar. Bu durum tam anlamı ile “Birlik bilincine varmak” olarak da açıklanabilir. Tüm ikiliklerin, yani özne nesnenin ortadan kalkarak “Bir” olduğu, meditasyon yapan ile meditasyon yapılanın tek olduğu, bireysel benliğin evrensel bilinçle birleştiği durumdur. Böylece kişi de evrenle birleşir, “ben” kavramı kalkar, her şeyle bir ve bütün olunur. Yani evrende eririz.

En sonda sonsuz huzur ve mutluluk vardır. Samadhi de çabasız hale geldiğimizde günlük hayattaki bütün hareketleriniz de çabasız olur. Yani konuşan, yürüyen, yapan da biz değilizdir. Sonuç olarak günlük hayatımızdaki sükunetli ve rahat,huzurlu halimiz kaçınılmaz sonuçtur.Bütün bu huzur aynı zamanda dalga dalga etrafımıza yayılarak bütün çevremizi ve evreni kaplar. Ve bütün basamaklar tamamlanır.

BÜTÜN BU BASAMAKLARDAN ELDE EDİLEN SONUÇ:

Bütün yapılan çalışmalar önce beden seviyesinde başlar. Bedenimiz sağlıklı tutabiliyorsak (asanalarla), yaşam gücümüzü kontrol edebiliyorsak (Pranayama), kişiliğimiz üzerindeki düzeltmeleri gerçekleştirebiliyorsak (Yama ve Niyamalar), dikkatimizi dış dünyayı da kabul ederek içimize döndürebiliyorsak (Pratyahara), tam konsantre olup, sonsuz huzur ve dinginlik hissine ulaşabiliyorsak, benlik fikrini bile evrenin içinde eritebiliyorsak işte o zaman (Dharana, Dyana, Samadhi) ye ulaşılır. Ve o zaman da yogada yapmak ve ulaşmak istediğimiz her seviyeyi tamamlamış oluruz.. Bütün bunları günlük hayatın içinde de yapabiliyorsak fiziksel, zihinsel ve ruhsal boyutta son derece sağlıklı ve mutlu olarak yaşamımızı bu bilinçle yürütebiliriz.

 


 

Hatha Yoga

Hatha Yoga, Raja Yoga'nın bir koludur ve fiziksel duruşlara ve nefes talimlerine ağırlık veren bir ekoldür 
Ha-Tha Güneş ve Ay anlamına gelir. Birlikte yazıldığında ise "güçlü" anlamını taşır ve vücudu temizlemenin ne büyük bir güç gerektirdiğini sembolize eder. Swatmara Hatha yogayı, vücudu uzun meditasyon seanslarına hazırlayıp kuvvetlendirmek amacıyla yapılacak asanalar (duruşlar) ve pranamaya'lar (nefes teknikleri) olarak düşünmüştür.
Batı dünyasında günümüzde uygulanan ve kısaca yoga olarak bilinen fiziksel egsersizler ve stres azaltıcı nefes alıştırmaları Hatha yoga'dan ortaya çıkmıştır ve ruhsal ve fiziksel sağlık amacıyla yapılmaktadır.

Ashtanga Yoga

Ashtanga (sekiz kol,basamak) Yoga,  Patanjali’nin yazdığı (m.ö. yaklaşık 200-400  yılları arasında yaşadığı iddia edilen Hintli bir bilge) yoga sutralarda (Yoganın ne olduğuna dair yazılar) geçen sekiz basamaklı bir sistemdir. 

1.Yama (ahlaki değerler, dışarısı ile ilişkimiz)
2.Niyama (ahlaki değerler, kendimizle ilişkimiz)
3.Asana(Duruş)
4.Pranayama(Nefes Çalışması)
5.Pratyahara (geri çekiliş, iç gözlem)
6.Dharana (odaklanma)
7.Dhyana (meditasyon)
8.Samadhi (ikilemin ortadan kalkması)

İlk dört adım somut şeylerden oluşur. Bunlar kim olduğumuzu araştırabilmemiz bize için sağlam bir zemin sağlarlar. Son dört adım ise meditasyon’un aşamalarını oluşturur. Yalnız meditasyon çok daha karmaşık bir konudur. Bedenimizi, doğru beslenme ve egzersizler vasıtasıyla, zaman içerisinde sağlıklı bir hale getirebiliriz ama aynı prensibi zihnimizi değiştirmek için uygularsak büyük bir çatışma yaşarız. İnsanın içerisinde bulunduğu şartlanmalardan birisi zaman içerisinde daha iyi birisine dönüşmek, olmak istediğimiz ideal kişiliğe ulaşmak fikridir. Bu fikir kendimizi olduğumuz gibi görmemizi engeller. Çok kompleks bir konu olan meditasyon, teknik alanlarda oluğu gibi adım adım geliştirilebilecek bir şey değildir. Bu konu hakkında daha fazla araştırma yapmak isterseniz J. Krishnamurti’ nin 'what is meditation?' Adlı videolarını izlemenizi tavsiye ederim.

Sri K. Pattabhi Jois tarafından yaygınlaştırılmış olan Ashtanga Yoga ise bir hatha yoga metodudur ve Patanjali’nin sistemindeki üçüncü basamak olan ‘asana’yı (bedensel duruşlar) temel alır.

Sanskrit dilinde asana,  duruş, oturuş anlamına gelir. Asthanga yoga da asanalar, belirli bir sırayla, seriler içerisinde sabitlenmiştirler;

 Birinci Seri
*Yoga Chikitsa: Yoga terapi

İkinci Seri
*Nadi Shodhana: Sinir sistemi üzerine çalışma

Üçüncü Seri 
*Sthira Bhaga: Güçlendirme üzerine çalışma
 A, B, C, D olarak dört bölümden oluşur.

Bütün serilerde Güneşe Selam A-B, ayaktaki pozlar (6 temel asana), arkaya eğilmeler ve bitiş sekansı aynı şekilde yapılır.

Mysore stili;

Adını Hindistan'ın Mysore kentinden alan Self Pratik yöntemi bu metodun temelini oluşturur.
Self pratik yötemi ile geleneksel olarak Ashtanga Yoga’da kişiye ilk olarak güneşe selamlar ve son bitiriş pozu öğretilir. Öğrenci bu hareketleri grup içerisinde kendi ritminde tekrar ederek ezberler. Zamanı geldiğinde kişinin kapasitesine göre, yeni pozlar verilir. Başlangıçta doğal olarak kısa süren pratik (30-45dk) zamanla uzayabilir (1-2 saat). Sistem her öğrenciye adapte edilerek basitten karmaşığa doğru ilerlediği için,  her seviyede insan, pratiğin içerisinde güvenli bir şekilde derinleşme fırsatı bulur.

Hafta da bir ve ya iki defa yapılan Led (hocanın yönlendirdiği) Derslerde, sabitlenmiş pozların sıralaması ve nefes alış veriş yerleri öğrenilir.

Asthanga Yoganın Temel Unsurları;

Vinyasa (Akış)
Nefesle hareketin senkronizasyonu anlamına gelir. Bu birliktelik pratik esnasında kan dolaşımını hızlandırarak pozların içerisinde derinleşebilmek için gerekli olan içsel ısının oluşmasını sağlar. Bu ısı vinyasa metoduyla pratik boyunca korunarak sadece yüzeysel kaslar çalıştırılmakla kalınmaz daha derinlerdeki kaslara ve iç organlara ulaşılarak onları esnetme ve hareket ettirme imkanı bulunur. Bununla beraber terleyerek vücudumuzda bulunan zehirli maddeler dışarı atılır ve pratik düzenli bir hal aldığında beden kendisi için zararlı olan şeylere karşı hassasiyet kazanır.

Asthanga Yoga da nefes alış veriş yerleri belirlidir. Her hareket için bir nefes  sayılır. Örneğin Surya Namaskar A da ( Güneşe Selam A )9 tane Vinyasa vardır.

Nefes
Pratik içinde kullandığımız nefes serbesttir ve kişi pratiğini nefesinin doğal ritmiyle yapar. Nefes ses tellerinin arasından geçerek titreşim yaratır.  Oluşan titreşimler burun ve sinüs boşluklarında büyüyerek sese dönüşür ve bu ses genellikle dalga sesine benzetilir. Uygulama esnasında gözlemlememiz gereken şeylerden biride ortaya çıkan bu sesin kalitesidir. Bu sesi oluşturmak için boğazımızı sıkıştırmamalı aksine gırtlak ve yüz kaslarımızı yumuşak tutmalıyız.

Dristhi (odak noktaları)
Pratiğimiz esnasında bedenimiz ve zihnimizde olanları fark edebilmek için bakışımızı odakladığımız noktalardır.
Her asananın kendine ait özel bir dristhisi vardır.
Bunlar;
Aguha madhyai: baş parmağa doğru
Bhrumadhya: iki kaşın arası
Nasagrai: burnun ucu
Hastagrai: avuçiçi ya da ele doğru
Parsva: sağ ve sola doğru
Urdhva: yukarı doğru
Nabhicakra: karna doğru
Padayoragrai: ayak parmaklarına doğru

Bandhalar (Enerjiyi yönlendiren kilitler)
Üç tane temel bandha vardır ;
Mula Bandha ( Kök kilidi): pelvis taban kaslarının içeriden yukarıya doğru emilmesi
Uddiyana Bandha ( Yukarı akış kilidi ) : alt karnın içeri ve yukarıya doğru çekilmesi.
Jalandhara Bandha (Boğaz kilidi) : Nefes tutulduktan sonra( kumbhaka) çenenin göğüs kafesine doğru bastırılması.
Jalandhara Bandha asana pratiğinde birkaç poz dışında genellikle pranayama (Nefes egzersizleri) çalışmasında nefes tutulduğunda (kumbhaka) kullanılır.
Pratik esnasında mula bandha aktive edildiğinde Uddiyana bandha doğal olarak  oluşur. Bununla birlikte teorik olarak hangi kasları kullanacağımızı bilmek tek başına yeterli olmaz. Düzenli pratik sayesinde derin alt karın kasları (pelvis bölgesi) zamanla güçlenerek bu bandhaların çalışma esnasında kendiliğinden aktive olmasına olanak sağlar.


Not: Kaynak olarak Wikipedia dan yararlandım. 

 
sani yogasan yoga hakkında

Anasayfa|Biyografi|Yoga Hakkında|Yoganın Etkileri|Yogada Yeni Trendler|Beslenme Günlüğü
Yoga Dersleri|Konuşan Sözler|Konuşan Yazılar|Resim Galerisi|Video|İletişim

silikonweb